14 Haziran 2013 Cuma

Alkali Su Arıtma Cihazı




Alkali su üreten cihazlar 1960'lı yıllarda Japonya'da keşfedilmiştir. Tarımsal amaçlı olarak kullanılan bu cihazlar bitkilerin büyüme potansiyelini oldukça geliştirdikleri gibi ürün rekoltesini de 2-3 kat artırabilmiştir. Daha sonra sağlık bakımından olumlu etkilerinin de farkedilmesiyle alkali su ve faydaları yüzlerce makaleye konu olmuştur. Alkali tabiri bilindiği gibi PH seviyesi 7'den yüksek sular için kullanılmaktadır. Yalnız buradaki alkalilik tek başına PH seviyesinin yüksek olması anlamını içermemektedir. Japonya'da keşfedilen ilk cihaz elektoliz yöntemi ile çalışmaktaydı. Günümüzde yine elektroliz yöntemi ile çalışan ev tipi alkali su cihazları satışa sunulmaktadır. Bu alkali su cihazları basitçe bir anot ve katot çubuğu ile diyaframdan oluşmaktadır. Elektroliz işlemi ile çubuklara verilen elektrik akımlar + ve - yüklü iyonları kendilerine çekerler, aradaki diyafram + ve - yüklü iyonların birbirinden ayrı kalmasını sağlar.

Verilen elektrik akım şiddetine göre bu tip cihazlarda PH seviyesini ayarlamak mümkün olabilmektedir. + (pozitif) yüklü iyonların bulunduğu haznedeki su alkali, - (negatif) yüklü iyonların bulunduğu haznedeki su asidik karakterli olmaktadır. Bu işlemle birlikte su molekül yapısı küçülerek altıgen yapılı düzgün iyon (ion) su vaziyetini alır. Su molekül yapısı küçüldüğü ve negatif oksidasyon indirgeme potansiyeli (ORP) arttığı içi su antioksidan özellik kazanır. Bu su düzenli olarak tüketildiği vakit bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Suyun içilebilir olması açısından evsel tip alkali su cihazlarında ön filtrasyon filtreleri kullanılmaktadır.

Bazı cihazlarda suya mineral takviye edici filtreler de kullanılabilmektedir. Diğer bir metod ise doğadan elde edilen minerallerin nano teknoloji ile seramik küre şeklindeki kompozisyonda üretilmesi ile suya farklı özellikler kazandıran alkali antioksidan filtrelerdir. Burada elektrik kullanılmadığı gibi ön filtrasyondan sonra suya takviye alkali mineraller kazandırılarak PH seviyesi artırılır ve minerallerin doğadaki özelliklerini hızlı bir şekilde göstermesiyle su altıgen molekül yapısında döner ve antioksidan nitelik kazanır.

Alkali su üreten cihazlar ve filtreler marka marka değişik kalitede su elde etmektedir. Alkali su cihazlarının fiyatları da özelliklerine ve sahip oldukları sertifikalara bağlı olarak farklılık göstermektedir. Genel olarak kıyaslama yapılacak olursa iki metodla üretilen alkali sular sağlık açısından son derece faydalıdır. Elektroliz yöntemi yapay bir method olup su elektrik akımları vasıtasıyla aktivasyon sürecine girer, + ve - yüklü iyonlar farklı haznelerde toplandığı için birbirinden bağımsız farklı iki karakterde alkali ve asidik su üretilir.

Asidik su cilt için oldukça faydalıdır, el, yüz, ayak ve saç bakımında kullanılabilir kuvvetli okside gücü ile yaraları hızla iyileştirme ve antiseptik özellikleri vardır, hijyen yaratır. Ancak alkali su kısmında negatif değerlikli iyonlar kaybedildiğinden bu minerallerden fayda sağlanamaz. Doğadaki alkali sular içinde pozitif iyonlar olduğu gibi negatif iyonlar da vardır. Yapay bir proses olduğu için su aktivasyon sürecine girdikten kısa bir süre sonra eski haline dönmeye başlar. Genellikle iyonizer cihazlarında alkali su üretildikten yarım saat sonrasına kadar üretilen suyun tüketilmesi tavsiye edilir. Buzdolabında saklandığı vakit su özelliklerini yitireceğinden yaz aylarında ılık su içemeyenler için handikap oluşturmaktadır. Buna karşın iyonizer cihazlarında istenilen PH seviyesinde su elde etmek mümkündür.

Bazı cihazlarda PH 3,4,5,6,7,8,9,10,11 gibi değerler elde etmek mümkündür. Yurtdışında özellikle Amerika, Kanada, Güney Kore, Japonya ve Çinde bu tip cihazlar medikal cihaz olarak kabul edilmiş ve bazı hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Tedaviler kür şeklinde sağlanıp doktor kontrolünde gerçekleşmektedir. Seramik kürecikler vasıtasıyla elde edilen alkali sular ise tamamen doğadaki sulara yakın bir özellik gösterir. Hatta seramik küreciklerle temas ederek aktive edilmiş su uzun bir süre etkisini yitirmeden özelliklerini muhafaza edebilmektedir. Yine de bu süre 1-2 gün ile sınırlıdır. Bu tip suları buzdolabında sakladığınız vakit özellikleri bozulmaz ancak kaynatıldığı vakit molekül yapıları değişeceğinden bazı özelliklerini yitirecektir.

Aktive edilmiş sular için en uygun içim sıcaklığının oda sıcaklığı olduğu düşünülmektedir. Özellikle sabahları uyanır uyanmaz içilen iki bardak aktive edilmiş su vücuttaki toksinleri uzaklaştırdığı gibi hücrelerin çok ihtiyacı olduğu suyu da hemen karşılayacaktır. Bu şekilde normal bir insan günden güne bağışıklık sistemini rahatlıkla güçlendirebilmektedir. Son olarak alkali su cihazlarını fiyat bakımından da kıyaslayacak olursak doğadan elde edilen minerallerle üretilen antioksidan suyun daha uygun maliyetli olduğu açıkça görülmektedir.

12 Haziran 2013 Çarşamba

Akvaryum Su Arıtma





Akvaryum içi arıtma iç ve dış filtreler vasıtası ile yapılmaktadır. Akvaryum tankının hacmine göre çeşitli ebatlarda olan iç ve dış filtreler çeşitli debilerde suyu çevrim yaparak mekanik ve biyolojik arıtma gerçekleştirmektedir. Balıkların sağlıklı yaşayabilmesi için akvaryum suyunun temiz ve doğadaki şartlara yakın olması gerekmektedir. Akvaryumlarda karşılaşılan en sık problem çözünmüş oksijen eksiklidir. Fanus gibi havalandırma yapılmayan akvaryumlarda çözünmüş oksijen problemi oldukça sık yaşanır ve bu tip akvaryumlarda sık su değişimi yapılması gerekir. Akvaryum suyu içerisinde çeşitli görevleri bulunan faydalı bakteriler de yer almaktadır. Bu bakterilerin kaybolmaması için akvaryum temizliği asla komple bir şekilde yapılmaz. Yapılan en yaygın yanlış uygulama balıkların bir kovaya alınıp, akvaryum tankının tepeden tırnağa temizlenmesidir. Buradaki faydalı bakteriler yok olup tekrar aynı ortamın sağlanması için uzun süreler beklenmesi gerekebilmektedir. Bu süre zarfında balıklar adapte olamayıp ya da zararlı bakterilerin baskın gelip çoğalması sonucu ortam habitatı değişip balık ölümlerine rastlanabilmektedir.

Akvaryumda su arıtmayı sağlayan iç filtreler genelde sünger yapıda olmaktadır. Su çevrimi sağlayan motor akvaryum suyunu sürekli olarak filtre ederek kirliliklerden arınmasını sağlar. Sünger kaba partikülleri tuttuğu gibi bakterilerin üremesi için de uygun bir ortam oluşturur. Burada konumlanan bakteriler fazla yemleme ve balık dışkılarındaki amnoyak nitrat gibi zararlıları azota dönüştürerek doğada gerçekleşen azot döngüsünü hızlı bir biçimde sağlar. Filtre suyu verirken aynı zamanda havalandırarak verir böylece çözünmüş oksijen seviyesinin de düşmemesi sağlanmış olur. Zaman içerisinde doygunluğa ulaşan filtre temizlenmeli belli periyotlarla da dip çekimi yapılarak akvaryum suyu tazelenmelidir. Dip çekiminin 1/3 oranını geçmemesine dikkat edilmelidir. Akvaryum içerisine konulan su bol oksijenli, taze, yabancı maddelerden arınmış ve klorsuz olmalıdır. Su sıcaklığı da akvaryum suyu sıcaklığına yakın bir değer olmalıdır.

Dış filtreler akvaryum suyunu arıtmada büyük tanklarda tercih edilmektedir. Büyük tanklarda su değerlerini sağlamak küçük tanklara göre nispeten daha kolay olmaktadır. Dış filtreler katmanlı yapıları ile çok daha spesifik bir arıtma gerçekleştirirler. Seramik, bioball, substrat, siporax, matrix, aktif karbon, zeolit, sünger, elyaf gibi malzemeler dış filtrelerde kullanılmaktadır. Değişik amaçlar için bu filtre malzemeleri farklı kombinasyonlarda kullanılabilmektedir. Aktif karbon akvaryum içerisinde ilaçlama yapıldığı zaman ilacın etkisini gösterip işlevi bittikten sonra zararsızca sudan alınması için kullanılır. Balıkların ihtiyaç duyduğu temiz su değerlerine kısa sürede şok altında kalınmadan geçiş yapılmış olur.


Su Arıtıcı Sürahi





Su arıtma sistemlerinin son zamanlarda çok gelişmesi üreticleri su arıtıcı sürahi gibi pratik ürünleri geliştirmeye sevk etmiştir. Su arıtıcı sürahiler genelde iki bölmeden oluşur. Birinci bölmeye arıtılacak su konur, bu bölmede filtre yuvası içerisinde küçük bir arıtma filtresi bulunur. Su bu filtreden geçerek arıtılır ve içime hazır hale getirilir.

Bu filtreler oldukça basit şekildedir ve genelde içerisinde sediment tutucu, aktif karbon ve reçine bulunur. Son zamanlarda alkali filtrelerin öneminin artmasıyla suya mineral takviyesi yapan alkali sürahiler de geliştirilmiştir. Ortalama su hazneye konulduktan 3-5 dakika içerisinde içilebilir hale gelmektedir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken husus sürahi tipi filtrelerde sürahi içerisine içilebilir nitelikte suyun konulmasıdır.Şehir şebeke suları çoğunlukla içilebilir nitelikleri karşılamaktadır ancak kuyu suları karşılamayabilmektedir.

Bu bakımdan sürahi içerisine niteliği bilinen suyu koymak önemlidir. basit filtre yapısı ancak sudaki birkaç kirliliği tutabilir profesyonel bir arıtma filtresi değildir.Sudaki kaba partikülleri tutan sediment filtre, klor ve organik bileşikleri tutarak tat ve kokuda iyileştirme sağlayan aktif karbon filtre, sertlik oluşturan mineralleri tutan reçine filtrenin kombinasyonundan oluşan bu su arıtıcı filtre kullan-at tipindedir ve ömrü bittiği zaman yenisi ile değiştirilmelidir. Kapasitesi düşük olan bu filtreler kişisel kullanımda 3-6 ay kadar periyotlarla değiştirilmesi gerekir. Su arıtıcı sürahiler ortalama 1,5-2 litre su arıtma kapasitesine sahiptir.

Arıtılmış Su Sağlıklımıdır ?





Arıtılmış su denilince insanların aklına belki de yapay bir proses olduğundan dolayı antipatik olumsuz bir durum geliyor. Halbuki doğadan elde ettiğimiz doğal kaynak suları da birer mükemmel arıtılmış ve mineralce zenginleştirilmiş sulardır. Yüzeysel olarak kirlenen sular toprak katmanları arasında uzun yıllar boyunca süzülerek hareket eder ve kirliliklerinden arınır. Bu esnada yolunda rastladığı çeşitli mineralleri de çözerek bünyesine katar ve nihayetinde tekrar yeryüzüne çıkar. Yüzeysel suların buharlaşması sonucunda oluşan yağmur suları da bir nevi arıtılmış sulardır. Ancak son zamanlarda sanayinin oldukça gelişmesi doğanın arıtma kapasitesi boyutunu aşmakta ve yer altı suları ve yağmur suları dahil doğal kaynak sularında bir takım kirlilikler görebilmekteyiz.

Bu suları tüketmek sağlığımız açısından elbetteki olumsuz bir durum ortaya çıkarabilmektedir. Arıtılmış su sağlıklı mıdır konusunda ise öncelikle elde ettiğimiz suya bakmak gerekir. Bize en yakın ulaşabildiğimiz su herhangi bir kirlilik içermiyorsa uluslararası içme suyu standartları dahili içerisindeyse bu suyu arıtmanın bir mantığı yoktur. Bu su bizim için en değerli en güzel sudur. Ancak bu su bir kirlilik içeriyorsa bu kirliliğe uygun arıtma tekniği ile suyu yabancı maddelerden arındırmak gerekir. İçme suyu elde edeceğim diye ileri arıtma tekniği kullanıp ultra saf su elde etmenin de bir manası olmadığ gibi sağlığımız açısından sakıncalıdır. Vücudumuz su içerisinde iyonik formda bulunan mineralleri direk hücrelerine alabilmektedir. Suyun ihtiyaç duyduğumuz mineralleri barındırması önemlidir ve buna dikkat etmek gerekir. Son zamanlarda oldukça popüler olan reverse osmosis cihazları da suyu saflaştırıcı özelliğe sahiptir. Bu bakımdan bu tip cihazlar kullanılıyorsa muhakkak suyu mineral bakımından zenginleştirici alkali filtrelerin kullanılması gerekir.

Alkali filtreler vücudumuzun en çok ihtiyaç duyduğu mineralleri suya takviye ederek doğal kaynak sularına benzer özelliklerde su elde edilmesini sağlar. Bunların yanında kullanılan arıtma cihazının kalitesi de önemli bir kriterdir. Arıtma cihazı sertifikalı olmalı insan sağlığına zarar verecek herhangi bir madde içermemelidir. Kullanılan filtrelerin de kaliteli olması önemlidir, aynı isimle satılan bir çok filtre ne yazıkki işlevini yerine getirememektedir. Çoğunlukla tüketici bu durumun farkına dahi varamamaktadır. Burada önemli olan ucuza mal etmek değil istenilen kalitedeki suyu uygun fiyata mal edebilmektir.Tüketiciler çoğunlukla cihazların ve filtrelerin benzerliğinden aldanarak ucuza mal ettikleri yanılgısına kapılmaktadır. Su hayatımızı devam ettirebilmemiz için her gün tüketmek zorunda olduğumuz önemli bir yaşamsal kaynaktır.

İster arıtılmış su olsun ister doğal kaynak suyu ihtiyaç duyduğumuz kalitedeki suyu uygun fiyata mal edebilmek elbette önemlidir ancak daha da önemlisi tükettiğimiz suyun kalitesidir. Arıtılmış su eğer doğru arıtma cihazı seçildiyse filtre değişim sürelerine dikkat ediliyorsa cihazın bakımı periyodik olarak yapılıyorsa, üretilen suyun kalitesi periyodik olarak ölçülüyorsa ve yakınlarımızda temiz içilebilecek kalitede doğal kaynak suyu bulunmuyorsa elbetteki sağlıklıdır ekonomik bakımdan da tavsiye edilir. Arıtılmış su ile özellikle su aktive edici cihazlarla musluğunuzu açtığınız anda taze, canlı hayat dolu bi su elde edebilmeniz mümkündür.